Kedilerde yeni bulunan FİP Tedavisi GS441524 Hakkında

Kedilerde yeni bulunan FİP Tedavisi GS441524 Hakkında

Felin enfeksiyoz perintoniti (FİP) corona virusten kaynaklanan viral enfeksiyöz bir hastalıktır.Hastalık çoğunlukla aşısız ve genç kedileri etkilese de her yaşta görülebilir.Temel bulaşma yolu fecal-oral yolla olur. Hasta ve taşıyıcı kedilerin dışkıları ile bulaşır.Corona virus kedilerin yaklaşık %70’inden fazlasında pozitiftir fakat bu corona virusu taşıyan her kedinin FİP olduğu anlamına gelmez. Esasen felin enfeksiyöz peritonitis hastalığı kedilerin vücutlarında taşıdıkları corona viruslerin mutasyona uğraması sonucunda meydana gelen bir hastalıktır.Kedilerde corona virus enfeksiyonlarının bir çoğu herhangi bir semptom göstermez.
Corona virusun semptomları arasında ise üst solunum yolu etkilenmiş ise hapşırma ve göz-burun akıntısı; mide bağırsak sistemi etkilenmiş ise iştahsızlık, dehidrasyon ve ishal bulunur.Corona virus kedilerin çok az bir kısmında mutasyona uğrayarak FİP hastalığını oluşturur ve bu corona viruse maruz kaldıktan haftalar aylar ve hatta yıllar sonra dahi meydana gelebilir. Corona virus mutasyona uğrayip FİPe dönüştükten sonra hasta kediden diğer kedilere FİP bulaşmaz ! Bu nedenle FİP’li kedilerin karantinaya alınması gerekmez.Fip bulaşmaz, corona bulaşır!.
FİP hastalığı temelde 2 formda gözükür. Effuziv yani ” ıslak FİP ” non-effuziv yani ” kuru fip ”. Kuru fipte yaş fipe kıyasla çok daha yavaş bir şekilde semptomlar gelişir ve çoğunlukla spesifik değildir.Bu semptomlar genelde

  • Kronik ağırlık kaybı
  • İkterus
  • Splenomegali
  • Depresyon
  • Uveitis
  • Anemi
  • Antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen yüksek ateş

Virus beyini etkiler ise ataksi , inkoordinasyon , konvulziyon, nöbet gibi semptomlar gösterir.

fipin yeni tedavisi

Effuziv fip ”yaş form” da ise çoğunlukla karın bölgesinde bazende göğüs bölgesinde sıvı birikimi ( efüzyon) gözükür.Yaş fipte sıvı birikiminin nedeni damarlarda antikor-antijen kompleksi nedeniyle oluşan pyogranulamatoz vasculit’tir.Vaskülit kaynaklı damarlardaki permeabilite bozulur ve makrofajlarla birlikte albumin ile beraber kanın sıvı kısmıda damar içinden dışarı sızar.Albuminin damar dışına çıkışı efüzyon oluşumunu hızlandırır çünkü albuminin damar içindeki bir görevide onkotik basıncı sağlamak ve kanın sıvı kısmını damar içerisinde tutmaktır. Yaş fipde , efüzyonun henüz gelişmediği erken safhalarda kuru fip ile aynı olan iştahsızlık ,ağırlık kaybı ,halsizlik ve ateş gibi semptomlar gözlenebilir.Yaş form sıklıkla hızlı bir şekilde gelişir ve karın bölgesinde ya da göğüs bölgesinde yoğun miktarda sıvı birikimi sebebiyle şişme gözlenir.Biriken bu sıvı çok fazla miktarlara ulaştığında ise diyafram kasına baskı yaparak solunum güçlüğüne ve ölüme sebebiyet verebilir.

Nörolojik fipte ise virus kan beyin bariyerini geçerek beyine yerleşir. Beyin omurilik sıvısı adı verilen ve beynin fizyolojik olarak ihtiyaç duyduğu bu sıvının aşırı üretimine sebep olarak ventriküllere ve sinir hücrelerine bası yapmasına neden olur ve ataksi , inkoordinasyon, konvülziyon, felç gibi nörolojik semptomlara yol açar.


Teşhis:

Hastalığın kesin teşhisinde en etkili yöntem RT-PCR ile virus izolasyonudur.Son zamanlara kadar sistemik kan dolaşımı içerisinde corona virus antijeninin tespiti FİP için belirleyici bir faktördü.Çünkü enterik korona bağırsaklarda sınırlı kalırken FİP’e dönüşmüş olan coronanın sistemik dolaşıma geçip makrofajlar içerisine yerleştiği düşünülürdü.Bu sebeple İFAT(indirekt flöresan antikor testi) ile makrofajlar içerisinde korona virus görüldüğünde bu FİP için diyagnostikti.Ancak, yapılan son çalışmalarda corona virusun sadece gastrointestinal sistemle sınırlı kalmadığı , mutasyona uğramadığı halde sistemik dolaşıma da katıldığı ortaya konuldu. İleri laboratuvar tekniklerinin yanı sıra rivalta testi , tam kan sayımı ,corona virus antikor titre ölçümü( Antikorlar enfeksiyona maruz kaldıktan 7-28 gün içerisinde oluşurlar.Kedi enfekte olmuş fakat antikorlar hala oluşmamış olabilir.Bu sebeple yanıltıcı olabilir. ) Albumin / Globulin oranı , klinik semptomlar , Abdominal efüzyonun tayini ve efüzyon içerisinde virus varlığının saptanması gibi çeşitli yöntemler de hastalığın teşhisi hakkında bilgi verir. Bunlardan Albumin/ Globulin oranı tayini FİP’in doğrulanması açısından önem taşır.

  • Albumin / globulin oranı < 0,6′ nın altında olan kediler için FİP düşünülmelidir.
  • Albumin/ Globulin oranı 0,6 ile 0,8 arasında olan kediler için FİP göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Çoğunlukla FİP hastalığına sahip olmayan kedilerde ise bu oran >0,8’in üzerindedir.

Albumin/Globulin oranı bazı karaciğer hastalıklarında , globulin miktarının artışına sebep olan enfeksiyonlarda, vaskulit, hipoproteinemi gibi albumin miktarını düşürebilecek durumlarda da düşer ve FİP ile bu hastalıkların karıştırılmaması, ayırıcı tanısının yapılması gerekir.

Yaş FİP için ayırıcı tanı :


Bakteriyel peritonit, Konjestif kalp yetmezliği, kistik böbrek, karaciğer hastalıkları, lemfotik kolenjit, neoplazi, pankreatit, pyometra, toxoplasma,travma, kalp yetmezliği, şilotoraks, cryptococcosis,hernia diaframatika, pyotoraks

Kuru fip için ayırıcı tanı :

MSS hastalıkları, Derin mantar enfeksiyonları ( Cryptococcosis, coccidiomyocosis, Histoplasmosis, Blastomycosis ) FeLv/FİV , Hepatik hastalıklar, Mycoplasma, Neoplazi, Böbrek yetmezliği, Sistemik toxoplasma, nocardiosis, Actinomycosis.

Fip için kesin bir idendifikasyon/tanı yöntemi bulunmadığından ayırıcı tanı ile şüpheli hastalıkları elemek büyük önem taşır.

Teşhise yardımcı olacak bir diğer faktör ise kedide bulunan corona virus titresinin miktarıdır. Bu miktar İMMUNOCOMB gibi bazı ticari test kitleri ile ölçülebilir. Titre ne kadar yüksekse hastalığın FİP’e dönüşme riski de o kadar yüksektir.

Yapılan bir çalışmaya göre kedide ölçülen corona antikor oranı 1:1600 ( İmmunocomb S5 ) ve üzeri ise klinik bulgularla uyumlu kediler gerçekten %94 ihtimal ile FİP olabilir.Fakat bu oranın altındaki kediler için bu risk %44 oranındadır.

Ayrıca unutulmamalıdırki FİP, teşhisi %80 yanlış teşhis koyulan bir hastalıktır.Bu sebeple diğer hastalıkların mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir !


Tedavi

Bir çok viral hastalık gibi FİP’tede tam olarak kesin ve hedef odaklı bir tedavi bulunmamaktaydı. Bugüne kadar yapılan tedaviler genel anlamda ”Semptomatik”di.Bunlar arasında antibiyotikler , antiviral ilaçlar , sıvı desteği , bağışıklık sistemini uyarıcı , destekleyici ilaçlar , vitamin ve mineral destekleri bulunuyordu ve bu tedavi protokollerinin neredeyse tamamı yaşam kalitesini arttıran fakat en nihayetinde ölüm ile sonuçlanan tedavilerdi.
Fakat geçtiğimiz yıllarda Niel Pedersen ve arkadaşlarının yapmış olduğu bir çalışmada GC376 ve GS441524 adında iki ilac ile FİP hastalarının %70’inden fazlası başarılı bir şekilde tedavi edildi.GS441524 <900 daltondan küçük, viral replikasyonu engelleyen bir çeşit antiviral ilaçtır. Başlangıçta beşeri alanda ebola gibi viral hastalıkların araştırılmasında kullanılmıştır.Şubat 2019’da yayımlanan çalışmada ise 31 adet FİP’li kedide yalnızca GS441524 kullanıldı.FİP olduğu PCR ve diğer teşhis yöntemleri ile doğrulanan kediler diğer tüm destekleyici tedavi yöntemlerinden uzak tutularak 12 hafta boyunca yalnızca GS441524 ile tedavi edildi.

Çalışmada kullanılan kedilerin hastalık sınıflandırması aşağıda yer alan tablodaki gibidir

Tedaviye başlandıktan 3-5 gün içerisinde bir çok hastada gözle görülür bir şekilde genel durumda iyileşme gözlemlenmiş, ilerleyen haftalarda ise yaş forma sahip olan hastalarda efüzyon miktarı azalmıştır.Çalışmaya katılan 31 hastadan 5 tanesi hasta sahibinin isteği , HCM gibi sekonder hastalıklar ve tedaviye yanıt alınamaması gibi nedenlerden ötürü ötenazi edilmiştir.Geriye kalan 26 hastadan bazıları 12 haftalık tedavi periyodunun ardından iyileşmiş fakat hastalık bazılarında tekrardan nüksetmiştir. Nükseden hastalar tedaviye yeniden alınmış ve bu sefer daha yüksek doz uygulanmıştır. Tüm bu çalışmalar sonucunda nükseden hastalardan 2 tanesi tedaviye yanıt vermeyerek ex olmuş ve toplamda 24 kedi tedavi edilmiştir.Çalışmada tedavi toplamda 12 hafta boyunca sürmüştür ve optimum dozaj 24 saatte bir 4mg/kg GS441524 S.C( deri altı ) olarak belirlenmiştir.Ancak Pedersen nörolojik fipte bu dozajın yetersiz kaldığını ve ilacın kan beyin bariyerini geçmesi için daha yüksek dozda kullanılması gerektiğini belirtmektedir.

GS441524 ve GC376, yıllardır başımıza bela olan FİP hastalığı için umut vaad eden ilaçlardır. Ancak , ilacın henüz yetkili kurumlardan onay almaması ve piyasa sürülmemesinden dolayı karaborsa piyasası ortaya çıkmıştır.Bazı kimya firmaları bu ilaçları çok fahiş fiyatlara satmaktadır ve internet üzerinden bu firmalara kolayca ulaşılabilmektedir. İlaç bazı firmalar tarafından kargolanırken gümrükten geçmesi için supplement, bakım ürünü gibi farklı etiketler yapıştırılarak gönderilmektedir. Özellikle çinde üretilen bu ilaçlar dünyanın her yerinde fipten dolayı kedilerini kaybetmek üzere olan bir çok hasta sahibi için denemeye değer bir kaçış yolu olmaktadır. Niel Pederson’un da belirttiği üzere karaborsadan satılan bu ilaçların hiç birinin saflık oranının , ve gerçekliğinin garantisi bulunmamaktadır.Ancak dünya çapında bu ilacı karaborsadan temin edip kedisini tedavi ettiren ve iyileştiren yüzlerce hasta sahibi vardır. Bu sonuçlarda pedersen’in çalışma bulgularını destekler niteliktedir.

Fip hastalığından bu ilaç sayesinde kurtulan bazı hastalara yalnızca bir kaç örnek :

Araştırmaya doğrudan ulaşmak ve çok daha detaylı bilgi almak isteyenler için araştırmanın orjinal linki :

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6435921/

FİP Tedavisi GS441524 by SüleymanÜrkMez on Scribd

Vet.Hek.Mustafa Yaylagül

Ataşehir Veteriner Kliniği

Kedilerde yeni bulunan FİP Tedavisi GS441524 Hakkında Konusuna Ait Etiketler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.


Yukarı Çık