Renk seçin:


DOLAR: 6.14 TL
EURO: 6.84 TL

Biricik canınız yaramaz davranışlarıylsa sizi kızdırıyormu ? İzlenmesi gereken yol burda

3 yıl önce
12.213 kez görüntülendi

Biricik canınız yaramaz davranışlarıylsa sizi kızdırıyormu ? İzlenmesi gereken yol burda

Kedim sürekli bana tuzaklar kurup beni istemeden de olsa tırmalıyor,canımı yakıyor ve  ısırmaya çalışıyor ne yapmam lazım ?

Biricik canınız yaramaz’ davranışlarıyla sizi bazen çok kızdırır. Bu davranışlar ne demek ve bu durumda izlenmesi gereken en doğru yolun ne olduğunu sizler için araştırdık.
   Yoğun bir iş gününün ardından Hande salonundaki koltuğunda oturup gazete okumakla meşguldür. Bir anda çok sevdiği 2 yaşındaki beyaz renkli kedisi Minnoş kucağına atlar. Tam gazete okuyacağım zamanı buldun diye düşünür Hande. Nasıl olsa kucağıma çok az geliyorsun der ve Minnoş’u sevmeye başlar. Minnoş da mırıldanmaya başlar. Birkaç dakika sonra Minnoş ani bir hareketle Handeyi bir kere kızgınca ısırır ve yere atlayıp koşarak uzaklaşır.Ne olduğunu anlamayan Hande, Minnoş’un bir anda iki metre ilerde durduğunu ve hiçbir şey olmamış gibi temizlenmeye başladığını görür. Ben gene ne yaptım ki diye düşünür Hande.

Size güven duyan bir kedi zamanının çoğunda yanınızda olmak ister.Çalıştığınız masaya yatıp kafasını kitaba yaslayabildiğinde mutlu olur.
Bu kedi ilgisini çeken bir şey gördü Kedinizi iyi tanırsanız, bu bakıştansonra neler yapacağım bilirsiniz.

atlamayahaziravcikedi
Birçok kişiye tanıdık gelmiştir bu durum. Bazı kediler ısırırken, başkaları tırmalar veya tıslar. Sevimli dostunuz niye bir anda saldırgan bir kaplana dönüşür? Yoksa kediniz dengesiz ve huysuz bir hayvan mı? Hiç de öyle değildir.

Sözlerle sizden bir şey rica etmek hayvanlar için mümkün değildir. Sizden bir şey isteyip istemediğini anlatabilmesinin tek yolu hareketleri. Sizin dikkatinizi çekmek onun için sizinle konuşmasının en kolay yoludur. Örneğimize bakılacak olursa, Hande’nin yaptığı hata Minnoş’un uyarılarını anlamamasıydı. Isırmadan önce Minnoş kuyruğunu sallamış, kafasını biraz kaldırmış ve kulaklarını kafaya doğru geriye yapıştırmıştır. Birtakım hareketlerle okşanmasından artık hoşlanmadığını anlatmaya çalışmıştır. Belki de zevkten öyle bir dalmıştır ki, aniden uyanınca ne olduğuna anlam verememiş ve içgüdüsel savunmaya geçmiştir.

Şimdiden birden fazla neden var, bu bir bulmacaya dönüşecekse ben kedimi asla anlayamayacağım demeyin. Durum o kadar karışık değil. Birbirinden farklı neden olarak gözükse de, ikisinin ortak noktası
güvendir. Size gerçekten güvenen bir kedi rahatsızlandığında sizi ısırmadan atlayıp gider. Temelde hissettiği güvenceden dolayı derin uykudan bir an uyanmış olsa da tek yapacağı birazcık şaşkın bakmak ve sonra tercih kararına göre mırıldanmaya devam etmek veya gitmek olur.

Kulakları dik duran kedi genelde dikkatini baktığı yere vermiş durumdadır. Belli ki, yandaki dostumuz birşey gönnüş ve ona odaklandı. Ona şimdi yaklaşmanız onu rahatsız edebilir.

 

 

Kediniz size güven duyuyor mu?
Size tam güven duyabilmesi için kedinizi anlamanız gerek. Bir süre onu uzaktan izleyin, hareketlerini anlamaya çalışın. Hareketlerinin pek çoğunun o kadar anlamsız olmadığını göreceksiniz. Örneğin, kulakları dik duran kedi genelde dikkatini baktığı yere vermiş durumdadır. Yaklaşmanız onu rahatsız edecektir. Temizlenmekle meşgul olan kedi çoğu zaman nerdeyse kendinden geçer ve son derece rahattır. Alışık olmadığı bir ses duyduğu anda ani bir hareketle sarsılarak kulaklarını dikleştirecektir. Onu rahatsız edenin siz olmak istemeyeceğiniz için, temizlik işini bitirmesini beklemeniz daha doğru olur. Dik duran bir kuyrukla size doğru koşan kedi size bir şey anlatmak istiyor veya yaptı-
ğınız şeyi merak ediyordur. Onu okşayarak hevesini ödüllendirmenizin zamanı. Gördüğünüz gibi, birçok hareket kolayca anlaşılır. Birtakım başka hareketleri anlatabilmek için biraz kedi anatomisinden bahsetmek gerek.

Kedi etrafını kendi kokusuyla işaretlemek amacıyla bezlerini kullanır. Bu bezlerden gelen kokuyu yaşam alanındaki objelere sürer. Bir çok bez kedinin yüzünde bulunmakta. Masa ayağına çenesini ve yanaklarını sürterek kokusunu sürer. Herkese ‘burası benim’ demek ister. Aynı zamanda arkadaş olan iki kedi karşılaşırsa birbirine alınlarını sürterek kokularını sürerler. Bunu yapmadan önce birbirini koklarlar, sonra da popolarını koklarlar. En son alın-larını sürterler. Alnını size de sürten kediniz, sanki size kafasıyla vuruyormuş gibi, bu hareket ile aslında sevgi dolu bir ‘merhaba’ diyor. Kucağınızda otururken belki de poposunu size doğru uzatır. Buna aldırmayın, bu yanlızca onun dostça merhaba deyişidir. Sadece size güven duyduğunda bu tür hareketlerde bulunacaktır. Aranızda bir güven oluşması için birkaç temel kuralı aklınızda tutmanızda yarar var.

1 Şartlı Öğrenme

Kediler çok akıllı hayvanlardır. Yaptığı bir hareketin başarıyı getirip getirmediğini çok hızlı öğrenirler. Çünkü tecrübelerine göre öğrenirler. Buna şartlı öğrenme de diyebiliriz. Birkaç kere yaşanan bir olayın ardından nelerin olacağını bir daha unutmazlar.

Artık bu olayla ilgili hep aynı sonucun olacağım düşünür ve ona göre hareket etmeye başlarlar. Size güven hissetmesi için bu şartlı öğrenmeden faydalanabilirsiniz. Ama sabır ve istikrar göstermeniz gerekecek. Bir kedi hızlı öğrenirken, başka bir kedi daha yavaş öğreniyor. Bu nedenle istediğiniz sonucu hemen elde etmediğinizde üzülüp vazgeçmeyin.

2 Ses tonunuz

Kediniz ses tonunuz ve hareketlerinizden istediklerinizi anlayabilir. Bundan dolayı ses tonunuz ona çok şey ifade eder. Olumlu ve olumsuz durumları ses tonunuzdan anlaması mümkün.

3 Hareketleriniz

Aynısı hareketleriniz için de geçerlidir. Örneğin, kedinizi çağırırken elinizle gel işareti yaparak demek istediğinizi vurgulayabilirsiniz. Yasak olmasına rağmen masa üzerinde oturan kedinizin aşağıya atlamasını isterseniz, her seferinde olumsuz bir ses tonuyla ‘aşağıya’ derken ellerinizi çırparak istediğinizi vurgulamış olursunuz.

Güven oluşturmasının yolları
Sürekli aynı kelimeler kullanmanız yaşadığı tecrübelerle kedinizin ne demek istediğinizi daha kolay anlamasını sağlayacak. Örneğin, gelmesini istediğinizde ‘gel’ el işareti ile beraber ‘gel’ sözü, yasaklı bir yerden inmesini istediğinizde elinizi çırpmanızla beraber ‘aşağıya’ sözü, kucağınıza gelmesini istediğinizde kucağınıza vurarak ‘hop’ sözünü kullanmanız gibi. İstikrarlı olduğunuzda kediniz duyu ve görsel uyarıları bir olayın sonucu ile bağdaştıracak. Belli bir olayın daima aynı sonucu getirmesini gerektiğini unutmayınız. Bu anlamda istikrarsız sözler veya hareketler kedinizin aklını karıştırmaktan başka bir işe yaramayacak.
Kedinizin size ve yaşadığı ortamda güven hissetmesini sağlamak maalesef hiç de kolay değil. Daha önce de söylediğimiz gibi işin başında sabırlı ve istikrarlı olmanız gerekir. Başka önemli bir nokta ise olumlu davranmanız. Kedinizden ne isterseniz isteyin isteğinizi yerine getirdiğinde onu ödüllendireceğinize özen gösterin. İlk başta ödül olarak mama parçaları kullanabilirsiniz. Bir süre sonra şefkatli bir ses tonuyla onu sevmeniz kendini ödüllendirilmiş hissetmesi için yeterli olacak.

Adına cevap vermeyen kedide ismini öğretmekle başlamanız gerekecek.

Kedinizle konuştuğunuzda hep şefkatli bir ses tonuyla adını kullanın. Onu severken ve ona yemek hazırlarken aynı şekilde adını tekrarlamanız çok işe yarar.İsmini öğrenmesi için çok güzel bir zaman size baktığı anlardır. Onu adıyla bir iki kere çağırın. Gelmezse, ısrarlı olmanızın anlamı yok. Çünkü söylediğiniz kelime, yani onun adı,onunla direkt bir bağlantı olduğunu anlaması gerek. Eğer adım birçok kere tekrarlarsanız o kelime onun için anlamsız olmaya başlayabilir. Yine de vazgeçmeyin, söylediğiniz o kelimeyle onu kast ettiğinizi bir zaman sonra anlayacaktır.Adını duyan kedi hemen gelirse ona ilk zamanlarda küçük mama parçaları verin. Bu şekilde onu ödüllendirmiş olursunuz. Yaptığı hareketin çok doğru olduğunu ve karşılığında ödül aldığını birkç kere yaşadıktan sonra kolayca bir daha unutmayacak. Bunun için daima birkaç mama parçasını yanınızda bulundurmanız gerek.Adını öğrenme sürecinde ve öğrendikten sonra iyice oturana kadar bunu yapmanız gerekecek. Aynı zamanda onu cezalandırmak için veya kötü davranışlarda adını kullanmaktan kaçınmaya çalışın.Kediniz duyduğu adı daima iyi şeylerle bağdaştırmak. Adıyla ilgili olumlu bir şeyin olacağını bilecek ve adını duyar duymaz size koşarak gelecektir. Uzun bir süre istikrarlı olduğunuzda adını duyan kediniz derin uykudan bile kalkıp size gelecektir. Onu boşa çağırmadığınızı biliyor çünkü Adını iyice öğrettikten sonra hayatınız boyunca ceplerinizde mama ile dolaşmak istemeyeceksiniz. Mama ödüllerini artık yavaşça azaltarak kesebilirsiniz.

Başka olumlu emirleri öğretmek amacıyla da bu yöntemi kullanabilirsiniz. Fakat, kedinizden çok fazla bir şey beklemeyin. Örneğin, aynı anda birkaç emir öğretmek yerine teker teker öğretin. Temel kural daima aynıdır: kullandığınız kelime veya hareketin pozitif bir sonucu olması gerek. Vaat ettiğiniz olumlu sonuç yerine kedinize kötü bir şey ifade eden bir hareket yaparak onu hayal kırıklığına uğratmayın. Bu durumda duymaya başladığı güveni kaybedecektir.

Güvenin oluşmasında ve oturmasındaki ikinci temel kural ise cezalandırmamak. Cezalandırmak amacıyla kediye sert davranmak, bağırmak, onu bir yere kapatmak, burnunu yaptığı çişe sokmak hatta şiddet kullanmak işe yaramaz. Ceza, doğrudan o onaylamadığınız davranışı çözmeye yönelik bir tutum değildir. Böyle yöntemlere başvurduysanız, ne olur bir daha yapmayın. Bu tür tutumlar kedi ile sizin aranızdaki iletişimin gittikçe körelmesine hatta kopmasına neden olabilir. En sonunda size duyduğu güveni kaybetmesini sağlamaktan başka bir sonuç olmayacak. Çünkü, dövülen bir kedi onu seven ve onu döven el arasındaki farkı anlayamaz ve elden korkmaya başlayacaktır. Ayrıca yasak olduğu şeyleri siz yokken yapmayı öğrenecektir. Kediniz sizden sadece ve sadece pozitif şeylerin geleceğinden emin olmalı.Ceza vermezsem kedime bir şeyin yasak olduğunu nasıl öğreteceğim diye sorarsınız şimdi. Çözüm çok zor değil, ancak her zamanki gibi istikrarlılık gerektiren bir yöntem: dolaylı eğitim.

Dolaylı eğitim
Kedinize karşı kullanacağınız negatif olan tek yöntem dolaylı eğitim. Püf noktası, kedinizin sizin ile olumsuz sonuç arasındaki bağlantıyı görmemesi. Örneğin yapmasını istemediğiniz şeylerin çekiciliğini negatif tecrübelerle donatarak kaybettirmek. Kediniz kabloları kemiriyorsa, kablo üzerine acı bir sos sürebilirsiniz. Kemirince acı bir tat duyacak ve kablo keminnenin o kadar zevkli bir iş olmadığım düşünecek. Onaylamadığınız yerlere çıkarsa, onu bundan vazgeçirmenizin en kolay yolu o yerleri ses çıkartan kutular ile sevimsiz kılmak.

1 Birkaç boş içecek kutusunu bozuk para ile doldurup üstünü bantla
kapatmanız bu işi çözer.

2 Kutuları şimdi söz konusu olan yerlere yerleştirirsiniz. Bunlar da genelde kütüphane rafı, mutfak tezgahı, buzdolabı üstü, televizyon üstü gibi yerlerdir. Çünkü kediler yüksek yerlere bayılırlar. Yüksek yerlerde kendilerini daha güvende hisseder ve etrafı çok iyi gözlemleme imkanı bulurlar.

3Kutuları yerleştirdiniz. Kediniz şimdi çıkmayı sevdiği kütüphane rafına atlar. Atlayışla beraber itici bir ses meydana gelir: kediniz kutuları devirdi ve içindeki bozuk paralar inanılmaz bir ses çıkarttı. Hep rahatça yattığı yerin bir anda tuhaflaştığına anlam veremeyecek ve şaşkınlık içerisinde rafa bakacak. Şimdilik vazgeçecektir. Fakat sadece şimdilik.

4 Bu durumun çok fazla uzun sürmeyeceği için kutulan gene yerine yerleştirmeniz gerek. En fazla birkaç saat sonra kediniz gene iş başında olacak. Ve aynı sonucu elde edecek. Mesajı anlayana kadar birkaç kere başına gelmesi gerek. Zamanla orasının kötü bir yer olduğunu anlayıp o yere çıkmaktan vazgeçecektir.

5 Oraya çıkmaya artık hiç niyet göstermiyeceğine kadar kutular orada durmalı.

Birçok yerde bu yöntemi kullanabilirsiniz. Ancak kedinizi birtakım yerlerden uzaklaştırmanız maalesef yeterli değil. İlerdeki zamanlarda bunu bir daha denememesi için ona bir alternatif sunmalısınız. Yasakladığınız yerde ne aradığını anlamaya çalışın ve ona eşdeğer başka bir yer sağlayın. Örneğin, birçok yüksek yeri yasaklarken bir dolabın üstüne bir havlu koyarak o dolap üstünü onun için çekici yapabilirsiniz. Orası onun çıkabileceği yer olsun. Göstermenize de gerek yok. Çünkü kediniz nasıl olsa başka bir yer arayışına girecek. Bu arayış içerisinde er yada geç havlu koyduğunuz dolap üstünü keşfedecek. O yeri tek başına bulduğu için tatmin olacak ve yeri hemen kabul edecektir.

Siz yemek yaparken mutfak tezgahına çıkan kedi için tezgaha kutular yerleştirmek biraz zor olur tabi. Onu bu hareketten vazgeçirmenizin en kolay yolu yanınızda çiçekler için kullanılan püskürtücü bulundurmanız. Kedi tezgaha atlayınca üzerine su püskürtün. Ondan hiç hoşlanmayacaktır.

Olay – sonuç zincirini kopartmak

Eşya karıştırmaması ve bazı yerlere atlamamasında kutu yöntemi kullanmak mümkün. Ama kutu koyamayacağınız durumlarda ne olacak? Aşağıdaki örnekteki gibi durumlarda ise olay ile sonuç arasındaki zinciri kopartmak lazım:

Hafta boyunca dört gözle Pazar olmasını bekler bizim Hande. Bol bol uyuyacağım ve dinleneceğim diye hayal kurar. Pazar sabahı, daha sabahın köründe, yüzünde bir şey hisseder Hande. Burnu ve yanaklarını gıdıklayan bir şey. Sinek mi var diye düşünerek gözlerini açar ve bulanıkça tüylerden başka bir şey göremez. Burnunun dibinde Minnoş ’ un yüzü var çünkü. Hande ’yi uyandırmayı başardığı yetmiyormuş gibi mırıldanıp takla atmaya başlar, içinden bir of çekerek öbür tarafa döner Hande. Bu harekete hiç aldırmayan Minnoş öbür tarafa geçer ve baştan başlar. Halide’nin bir daha uyuyabilmesinin son şansı gitti.

Bazı kediler Minnoş gibi davranırken, bazıları etajerin üzerindekilerini devirmeyi tercih ederler. Sevdiği sahibini hafifçe ve sevgi dolu ısıran da var. Yatak odasına giremeyen kedinin ise kapının önünde ağlamaktan başka çaresi yok. Haftada ancak bir gün doğru düzgün uyuyabildiğiniz o sabah bu işkenceyi niye çektiriyorlar size? Sizin kediniz de böyle yapıyorsa, bu soruyu cevaplayabil-rneniz için geriye bakmanızda fayda var.

Geriye baktığınızda bu tür hareketleri ilk zamanlarda çok tatlı bulduğunuzu hatırlayacaksınız. Eskiden bu şirin hareketlere kıyamayıp hemen kalkmışsınız ve ona mama vermiş-sinizdir. Peki ne oldu? Kediniz sizi uyandırmak ile mama alması arasında bir olay sonuç zinciri oluşturdu. Sizi uyandırır, siz kalkarsınız ve sonra ona mama verirsiniz. Bu onun için dünyanın en normal olayıdır. Bu zinciri kopartabilmeniz için gene hemen kalkarsınız ancak ona hemen mama vermezsiniz. Ona normal davranırken banyoya girin, evde birşeylerle uğraşın ve kedinize mama vermeden önce her seferde farklı şeylerle birazcık zaman geçirin. Kalkar kalkmaz kaba mama koymayacağınızı bir süre sonra anlayacaktır kediniz. Bu birkaç hafta, birkaç ay da sürebilir. Ama en sonunda sizi uyandırmaktan vazgeçecek çünkü kalkmanız ile mama vermeniz arasında direkt bir bağlantıyı görmeyecek.Nedenler tabi farklı olabilir. Sizin kediniz belki bu tür hareketleri mama yüzünden yapmıyor. Belki siz kalktıktan sonra kedinize mama vermezsiniz. Onun yerine onunla oynarsınız veya onu seversiniz. Her ne yaparsanız, sizi kaldırmasının nedeni yaptığınız şeyi istemesidir. Kedilerimiz akıllıdır çünkü.

Tekrarlayıp duruyoruz, bunun farkındayız, ama istikrarlı olmanız çok önemlidir. Zinciri kopartmak için istikrarlı bir şekilde istikrarsız hareketlerde bulunmanız en iyi yöntem. Çünkü hareketlerinizde bir mantık göremeyecek. Yemek yokken masaya çıkabilirken yemek varken çıkamaz diye bir mantığı kediniz anlamayacak. Eğer masaya çıkmamasını istiyorsanız, bu her zaman geçerli olmalı.

Kedinizi uzunca izlerseniz hareketlerini zamanla daha iyi anlayacaksınız. O zaman da onu harekte geçmeden önce yapacağı şeyden vazgeçirebileceksiniz. ‘Yasak’ bir harekete geçmek üzereyken onun dikkatini başka yere çekebilirsiniz.
Bir oyuncakla bunu kolayca elde edebilirsiniz. Ancak zamanlaması çok önemlidir. ‘Yasak’ bir şeyi yapmaya başlarken oyuncakla ilgisini çekerseniz, yasak olayın oyun ile ödüllendirildiğini düşünecektir ve oyun istediğinde daima o yasak hareketi yapacaktır.

Kedinizin hareketlerini gözlemleyip anlamaya başladıysanız belli hareketlerinden neler yapacağını anlamanız mümkün olacak. Kedinizin belli bir bakış ve vücut hareketinin örneğin çiçekleri karıştıracağı anlamına geldiğini artık bileceksiniz. O uyarı hareketlerini gördüğünüz anda onun dikkatini oyuncakla çekip ilk fikrinden vazgeçirebilirsiniz. Yeteri kadar onunla oynarsanız daha önce aslında ne yapmak istediğini unutacaktır. Bazı şeyleri canı sıkılıyor diye yaptığını düşünürseniz, oyunla ilgisini çekmek daha da kolay olacak. Belki bir pencere önüne bir havlu veya yastık yerleştirerek ona çok güzel bir yer hazırlayabilirsiniz. Oraya sık yatacaktır, çünkü dışarıda olan biten ilgisini çekecek ve sıkıntısını giderecektir.

Yaramazlıkların’ anlamı 

Yaramazlık’ diye nitelediğimiz davranışlar genelde kedi için son derece normal ve mantıklı hareketlerdir. Bu yolla enerjisini boşaltma fırsatı bulur veya sadece meraktan ortalığı karıştırır. Aslında biz kedilerden çok şeybkleriz. Kedilerden ona ait arazisinde herhangi bir yer yerine bizim istediğimiz yere tuvalet yapmasını bekleriz. İstediği bütün yerleri tırmalayarak izini bırakmak yerine sadece bizim onayladığımız yerde bunu yapmasına izin veririz. Yüksek yerlere zarif ve nazikçe atlayabilme yeteneklerinden vazgeçmelerini bekleriz. Gecede aktif olmaları yerine gündüz bizimle olmalarını arzularız. Birçoğu da bu duruma alışır. Alışa-mayanlarda ise davranış bozuklukları ortaya çıkar. Bu davranışlarla sıkıntı, stres, yaşam alanındaki değişiklik veya hastalık sorunlarını gidermeye çalışıyorlar.

‘Yaramaz’ bir hareket üzerinde durmadan önce davranışın bir sağlık nedeninden kaynaklanmadığından emin olmak için veterinere götürmek çözümün başlangıç noktasıdır. Örneğin tuvaletin dışına işemesi

kedilerin çoğunda davranış bozukluğudur, ancak idrar yolları hastalığından da kaynaklanabilir. Sağlıkla ilgili bir sorun olmadığından emin olduktan sonra, davranışın nedenini araştırabilirsiniz.

Neden anlaşılınca çözüm bulmak zor değil. Nedeni çözmek için olaya biraz da başka bir açıdan bakmayı deneyin. Örneğin, tuvalet kabının dışına işeyen kedi bunu genelde ilginizi çekmek amacıyla yapar. Belki tuvalet yeteri kadar temiz değil. Belki de aylardır aynı marka kedi kumunu aldıktan sonra bu sefer farklı bir marka almışsınız. Eğer sizin görebileceğiniz şekilde ve gözlerinize bakarak bunu yaparsa, genelde daha önce ilginizi çekmek için bir çok şey denemiştir ‘benimle artık biraz daha ilgilen’ demek istiyor.

İlk örneğimize dönersek, Hande’nin Minnoş’u ısırmaktan vazgeçirebileceği yol aslında kolay. Güvenin oluşması gerektiğini söylemiştik.Buna kedinin isteklerini anlamak ve ona göre hareket etmek de dahildir. Bazı kediler okşanmaya mırıldanarak bayılırken, başkaları ellenmekten çok fazla hoşlanmaz. Çoğu, bazı bölgelerinin ellenmesinden hoşlanmazlar. Bu tür bölgeler genellikle göbek ve patiler. Bazı kediler boydan boya sırtının okşanmasından hoşlanmaz. Bu gibi ‘tercihlere’ saygı duymalıyız. Her kedi farklıdır.Okşamayı abarttığınızda size karşı bir harekette bulunduğunda donup kalmanız en iyi reaksiyon. Karşılık vermemek kediyi daha hızlı sakinleştirir ve sizi daha büyük zarardan korur. Kedi sakinleşince onu kucağınızdan atabilirsiniz.Güvensizlikten dolayı kendini fazla sevdirmeyen kedide kulak arkası, çene altı ve kafa üstü bölgelerini okşamakla yetinmeniz daha iyi olur. Kediye istemediği şeyleri kabul ettirmeyi dayatmak sadece güveninizi zedeler. İlk zamanlar onu sadece kısa bir süre okşayın. Herhangi bir rahatsızlık belirtisi gösterdiği anda okşamayı kesin, ama kucağınızda kalmasına izin verin. Rahatsızlık belirtileri gösteren bir kediyi bir sonraki sefer daha az okşayın. Amaç, sevdiği, rahat olduğu ve daha fazlasını isteyeceği bir anda okşamayı bırakmak. Okşamak onun için güzel bir tecrübe olarak kalmalı. Her seferde süreyi biraz uzatabilirsiniz.

Ayııı uygulama bakımdan hoşlanmayan bir kedi için de geçerlidir. Taranmaktan hoşlanmayan kedi yoktur. Kediniz taranmayı sevmiyorsa, emin olun ki bir şeyleri yanlış yapı-yorsunuzdur. Tarama sürelerini kısa tutun ve çene altı gibi sevdiği yerleri sık tarayın. Bir elle onu tararken öbür elle hoşlandığı bölgeleri okşayabilirsiniz. Amaç artık taramak değil, ona taranmayı sevdirmek. Tarama süresince onunla şefkatli birses tonuyla konuşmanız onu sakinleştirecek. Bir iki dakika gibi kısa bir süre de olsa taranmak güzel bir tecrübe olarak kalmalı. Belki ilk olarak tarağın ta kendisini ona sevdirmeniz gerekli olabilir. Rahat olduğu ve alsında daha fazla istediği bir anda taramayı kesin. Her tarayışta süreyi biraz uzatarak bir gün tarağı görünce sevinerek size koşmasını elde edeceksiniz. Çünkü taranmak hem keyifli hem sizinle geçirebileceği bir vakit.

Bu kedi size güvenirKediler çok meraklıdır. Size güvenen bir kedi evin içerisinde peşinizden koşar ve yaptıklarınızı merak eder. Tamirat işleri yaptığınızda burnunu işin içine sokacak ve siz çıldırırken bunu bir oyun haline getirmeye çalışacak. Daima sizin yanınızda olmak ister. Masada çalışırsanız, kesinlikle kucağınızda oturmak ister. Ancak siz buna izin vermiyorsanız, mecburen yanınızdaki sandalye veya masa üstü ile tatmin olacak. Yeter ki yanınızda olabilsin.

Kediniz eğer bir gün önünüzde sırt üstü yatarak uyuyorsa kendinizle gerçekten gurur duyabilirsiniz. Size sonsuz bir güveni var demek. Onu ani bir hareketle asla rahatsız etmeyeceğinizden ve sizden herhangi bir kötülük de gelmeyeceğinden o kadar emin ki. Kucağınızda otururken kuyruğunu sallamaya başladığında artık rahatsız olmaya başladığını anlayacağınızı bildiği gibi. ■

www.pethekimi.com

Biricik canınız yaramaz davranışlarıylsa sizi kızdırıyormu ? İzlenmesi gereken yol burda Konusuna Ait Etiketler

Yorumlar

  1. Avatar Kokoş dedi ki:

    Güzel Bilgi

  2. Avatar Kezban dedi ki:

    Elinize Sağlık

  3. Avatar cesurkız33 dedi ki:

    Elleriniz dert görmesin.

Yorum Yaz


Yukarı Çık