Renk seçin:


DOLAR: 6.14 TL
EURO: 6.84 TL

Köpeklerde Vajinal Sitoloji

Köpekte vaginal sitoloji

Seksüel siklusun dönemlerinde

Yapılan birçok araştırmanın sonuçlarına göre, normal köpeklerde pratik olarak siklusun dönemini gösteren basit bir vaginal sitoloji modeli ile karşılaşılamadığı anlaşılmaktadır.

Östrüs evresinde vaginal sitoloji baştan sona nisbeten kalıcıdır. LH piki sırasında, ovulasyon ve fertilizasyon zamanlarında değişiklik görülmez. Nadiren vaginal eksfoliatif sitolojideki, daha önceden östrogen miktarının yükselmesine bağlı olarak, çok hassas değişimler mikroskobik olarak gözlenebilir. Bu değişiklikler ovarium’daki gelişmelere bağlı değildir.

Östrüs sırasında süperfisiyel ve anükleer vaginal hücreler, total vaginal hücrelerin % 80’inden daha fazladır ve çoğunlukla % 10O’ünü teşkil ederler. Bu dönemin başından sonuna kadar sitolojide nötrofiller görülmez. Eritrositler bulunur veya bulunmayabilir. Geri planda proöstrüs sırasında sık sık görülen granüler materyal görülmez ve temizdir.

Genelde süperfisiyel vaginal epitel hücrelerin yüzdesi proöstrüsün başından sonuna kadar giderek artar, intermedier ve parabasal hücreler bu dönemde görülmez. Östrüsün başlaması ile birlikte ve LH hormonunun pik yaptığı dönemde epitel hücrelerin hemen hemen % 100’ü anükleer süperfisiyel hücrelerdir. Bu hücreler östrüs süresince aynı oranda (% 100) kalırlar.

Proöstrüsün başında intermediyer hücre sayısı oldukça belirgindir, ortasında ise % 40-60 süperfisiyel hücreler görülür. Süperfisiyel hücrelerin % 60-80’den fazla olması (çekirdekli anükleer squamoz hücrelerin kombinasyonu şeklinde) proöstrüsün son 3-4 gününde gözükür. Daha önemlisi, çekirdekli veya çekirdeksiz süperfisiyel hücrelerin yüzdesinde, östrüsün başlamasından evvelki 3-4. günden diöstrüsün ilk gününe kadar, hiçbir değişiklik görülmemektedir. Süperfisiyel hücrelerin yüzdesi ve çekirdeklerinin bulunması arasında pek belirgin olmayan bir dalgalanma olduğu kaydedilmiştir. Proöstrüsün başından son gününe kadar ve östrüs süresince süperfisiyel hücrelerin oranı asla % 60’dan aşağı düşmez ve genellikle % 80-100 arasında kalır. Süperfisiyel hücrelerde çekirdeğin bulunup bulunmaması, plazma hormon konsantrasyonu ve ovarium’lar üzerinde follikül veya CL’un bulunması ile uyum göstermemektedir.

Vaginal sitoloji östrüsün ilk gününü göstermekte kabaca bir indeks olabilmektedir. Bu kaba görünüm fonksiyonel folliküllerle birlikte plazma östrojen miktarındaki değişikliklerin de bir göstergesidir. Vagina duvarının anatomisi üzerine östrojenin etkisi, östrojen miktarının erken diöstrüste bazal seviyesine dönmesine kadar devam eder. Diöstrüsün ilk gününde vaginal sitolojide oluşan çarpıcı değişiklik, plazma östrojen konsantrasyonunun diöstrüsün ilk ve ikinci gününde aşağıya düşmesi ile çok iyi uyum göstermektedir.

Diöstrüse giren köpek, östrüsün sonuna doğru, vaginal sitolojideki değişiklikler ile belirgin olarak tanınır. Östrüsün son günü vaginal sitoloji erken diöstrüste gözlenenden farklı değildir. Bu dönemdeki smear’ler % 80’den daha fazla oranda süperfisiyel hücre ihtiva ederler, nötrofiller bulunmaz ve geri planı temizdir. Östrüsün son 24 saati içerisinde süperfisiyel hücrelerin yüzdesi yaklaşık % 20 oranında düşer ve kalan hücreler genellikle intermediyerdir. Vaginal sitolojideki bu değişimler ani ve belirgin şekilde oluşur. Çok nadir olarak diöstrüsün hemen başında hücrelerde tabakalara ayrılma ve kümelenme görülebilir. Nötrofiller ender olarak yeniden görülebilir ve arka plan çok miktarda doku artığı içerebilir. Vagina epiteli hücrelerinde mikroskobik olarak görülebilen belirgin değişiklik genellikle diöstrüsün başladığı ilk günde oluşur. Köpeğin davranışları sitolojiden daha az güvenilirdir. Vaginal simearda lökositlerin yeniden görülmesi yeterli sıklıkta ve güvenilir derecede değildir. Yine nadir olarak gözüken metöstrüs hücreleri diöstrüs dönemi ile ilişkilidir. Bu hücreler diöstrüsten, erken proöstrüsü ayırt etmede yardımcı olurlar. Metöstrüs ve köpük hücreleri yalnızca diöstrüste görülürler. Nötrofillerin çok sayıda bulunduğu siklusun diğer dönemlerinde de bu hücreler görülebilmektedir.

Diöstrüsün başlangıçtaki günlerini takip eden günler anöstrüsteki gibidir. Az sayıda lökositler ve eritrositler bulunur. Epitel hücreler, küçük inter-mediyer hücreler ve parabazal hücrelerden ibarettir.

Vaginal sitoloji, diöstrüsten-anöstrüse, anöst-rüsten-proöstrüse ve proöstrüs’ten-östrüse geçiş dönemlerin de karışır. Buna karşılık östrüsten-di-östrüse geçişteki değişimler çok ani olur, infertil hastalardaki çalışmalarda ve muhtemel doğum tarihini belirleme girişimlerinde diöstrüsün ilk günü kritik öneme sahiptir.

Vaginal sitoloji anöstrüste nisbeten kalıcıdır. Öncelikle parabasal ve küçük intermediyer hücreler görülür. Nötrofiller bulunur veya bulunmayabilir, Eritrositler yoktur, bakteriler bulunabilir.
Bakteriler genellikle normal florada da bulunurlar. Boyamadan sonra arka planın görünümü temiz veya çok az kirli olabilir.

Köpekte seksüel siklusun dönemleri sırasındaki sitolojiyi özetlemek gerekirse;

Proöstrüs

Erken proöstrüs döneminde hücreler oldukça farklık gösterir ve süperfisiyel, intermediyer ve parabazal hücrelerin tümüne rastlanır. Bunların çoğunu parabazal ve küçük intermediyer hücreler teşkil eder. Eritrositler bulunur, ilk birkaç günde nötrofiller görülebilir. Proöstrüs ilerledikçe bu hücrelerin oranı düşer ve büyük intermediyer ve parabazal hücrelerin sayısı artar. Proöstrüsün ortasında nötrofiller bulunmaz.

Proöstrüsün son döneminde süperfisiyel hücreler hakimdir. Eritrositler hala bulunabilir.

Östrüs

Proöstrüsün sonu ve östrüsün başlangıç dönemleri vaginal smearda güçlükle ayırt edilir. Bu geçiş döneminde vaginal smear oldukça temizdir. Bakteri ve doku yıkımlanma ürünleri bulunmaz, arka plan temizdir. Sadece piknotik ve çekirdeksiz süperfisiyel hücreler bulunur. Östrüsün ortasında süperfisiyel hücreler hakimdir ve çoğu çekirdeksizdir. Östrüs sırasında bazen eritrositler bulunabilir, lökositler görülmez fakat ovulasyondan 1.5-4 gün sonra lökositler tekrar görülür.

Diöstrüs

İntermediyer ve parabazal hücreler hakimdir, birkaç adet süperfisiyel hücre bulunabilir. Bu dönem sırasında gelişen en çarpıcı olay, diöstrüs başlar başlamaz çok sayıda nötrofilin yeniden görülmesidir. Beş-yedi gün sonra nötrofiller % 10-30 oranında azalır. Metöstrüs ve köpük hücreleri bu dönemde görülebilir. Yalnız başına smear’a dayanılarak diöstrüsün ilk birkaç günü ve proöstrüs birbirinden ayırt edilemez.

Anöstrüs

Çok az hücre ile karşılaşılır. Bulunan hücrelerin çoğu intermediyer ve parabazal tipdir, az sayıda nötrofil bulunur veya hiç bulunmaz. Epitel hücreler granüler sitoplazmalı ve büyük çekirdeklidirler.

 

Kedide vaginal sitoloji

Kedilerde seksüel davranışlardan sonra östrüsün en karakteristik klinik belirtisi vagina epitelinde oluşan değişikliklerdir. Vagina hücrelerindeki dökülmeler (eksfoliation), östrüs siklusunun farklı dönemleri için tipiktir ve bu değişiklikler izlenerek siklusun dönemi tanınabilir.

Vaginal sitoloji köpeklerde tarif edilene benzemesine karşılık kedilerde proöstrüs döneminde eritrositler görülmez. Kedide siklusun herhangi bir döneminde kan görülmediği için vaginadan yapılan smear’lerde kan hücreleri bulunmaz. Ancak örnekleme sırasında oluşan travmalar, geni-tal kanal enfeksiyonları veya erken postpartum dönemde yapılan smear’lerde eritrositler görülür. Ayrıca köpeklerde görülen metöstrüs ve köpük hücreleri kedilerde görülmez.

Kedilerde vaginal sitolojide rastlanılan diğer hücre tipleri köpeklerdeki gibidir. Metöstrüs sırasında nötrofillerin görülmesi anormaldir. Östradiolün yükselmeğe başladığı ilk günde çekirdeksiz vaginal hücrelerde % 10’dan fazla bir artış bulunur ve 4. güne kadar % 40-60’lık seviye ile maksimuma ulaşırlar. Bu seviye östradiöl pikinin son bulmasından sonraki ikinci güne kadar devam eder. Parabazal hücreler, genelde çekirdeksiz hücrelerin oranı maksimuma ulaşana kadar görülmez.

Kedide vaginal hücreler, ıslak pamuk eküvyon (kulak temizleme çubuğu da olabilir), 3 mm çapında düz cam bir çubuk veya içerisinde 0.25 mİ serum fizyolojik bulunan burun damlalığı ile elde edilirler. Eküvyon önce vestibuluma sokulur, sonra ucu dorsale yönlendirilir ve karşılaşılan ilk dirençte eküvyonun ucu aşağıya yönlendirilip 1-15 cm kadar ilerletilerek vagiya ulaşılır. Clitoris veya clitoral fossaya sokulmamalıdır. Islak ekuv-yon veya cam çubuk vagina içerisinde ekseni etrafında döndürülür, damlalık kullanılıyorsa birkaç çekim yapılarak vaginal sıvı damlalığa alınmaya çalışılır. Alınan örnek lam üzerinde yayılarak hemen alkolde fikse edilir veya havada kurutulur. Daha sonra istenen boyama yöntemiyle boyanır.

Kedilerde siklusun dönemi, hergün veya iki günde bir smear yapılarak tespit edilebilir. Bilindiği gibi kedilerde ovulasyon provokedir. Vaginal sitoloji için smear alma esnasında ovulasyon şekillenebilir. Haftada bir kez yapılan smear, östrüs siklusunun süresi üzerine herhangi bir olumsuz etki yapmaz.

Siklusun dönemine göre vaginal sitolojideki başlıca değişiklikler şu şekilde özetlenebilir; Pröstrüs

Başlıca süperfisiyel epitel hücreler görülür. Birkaç adet süperfisiyel intermediyer hücreler ile, eritrosit ve lökosit görülebilir.

Östrüs

Hakim hücre tipi süperfisiyel epitel hücredir.
Metöstrüs

Kenarları düzensiz birkaç adet süperfisiyel hücrelerle birlikte lökosit, bakteri ve parabazal (çekirdekli epitel) hücreler görülür.

Anöstrüs

Başlıca düz ve oval sınırlı, koyu renge boyanan parabazal hücreler gözlenir.

Vaginal sitolojinin diğer kullanım alanları

Vaginal sitoloji ile seksüel siklusun dönemlerinin ayırt edilmesinin yanısıra ovulasyon ve uygun çiftleşme zamanı ve muhtemel doğum tarihinin belirlenmesi, uygulanacak hormon sağıtım-larına karar verilmesi ve bazı reprodüktif bozuklukların tanısı yapılabilir.

Ovulasyon ve doğum zamanının belirlenmesi

Vaginal smear ile bir köpeğin proöstrüs veya östrüste olup olmadığı belirlenebilir. Fakat proöstrüs smearına bakılarak köpeğin ne zaman östrüs dönemine gireceği tam ve doğru olarak tespit edilemez. Östrüsü tespit etmek için 2-3 günde bir smear yapılır. Buna karşılık, östrüsün ne zaman sona erdiği, diöstrüsteki karakteristik belirtileri ile tespit edilebilir.

Köpeklerde östrüsün başlamasından 1-2 gün önce plazma östrogen seviyesi düşer ve follikül-lerdeki intersitisyel hücreler luteinize olarak pro-gesteron üretirler. Kısaca, köpeklerde ovulasyon öncesi progesteron miktarında belirgin bir artış bulunur. Progesteronun LH piki ve ovulasyon için yeterli seviyeye ulaştığı dönem, vagina epitel hücrelerinde keratinizasyonun tamamlandığı dönemdir.

Muhtemel doğum tarihini belirlemede, di-östrüsün başladığı ilk günden 6 gün önce ovu-lasyonun, 3 gün önce de fertilizasyonun oluştuğu kabul edilerek, diöstrüsün ilk gününden itibaren 57. gün dolaylarında doğumun gerçekleşeceği beklenir. Diöstrüsün başlama gününe dayanılarak yapılan tespit, çiftleşme gününe dayanılarak yapılan tespitten daha doğru sonuç verir. Diöstrüsün ilk günümü tespit etmek için de bir seri smear yapılması gerekir.

Çiftleşme zamanının belirlenmesi

Köpeklerde östrüs süresinde görülen bireysel farklılıklar oldukça büyüktür (3-21 gün). Plazma östrogen ve progesteron seviyeleri östrüs davranışları ile uyum göstermeyebilir. Fertilite

problemi bulunan köpeklerde östrüs davranışlarında sapmalar olur ve belirtiler PH pikinden 3 gün önce ve 9 gün sonrasında görülebilir. Bu nedenle çiftleşme zamanının belirlenmesi önem kazanır. Çiftleşme için en ideal evre, vagina epi-telinde karnifıkasyonun tamamlandığı dönemdir. Vaginal smear’de gözlenen hücrelerin tamamının süperfisiyel olması, karnifikasyonun maksimum olduğu dönemdir ve çiftleşme için en uygun zamandır.

Vaginal sitoloji ile bir östrüs süresince kaç çiftleşme yapılacağı belirlenebilir. Fertilite için gerekli çiftleşme sayısı, uterusta spermatozoa’nın fertil kalabilme süresine dayanılarak yapılır. Öst-rüsün çok erken veya çok geç döneminde olmaksızın yalnızca bir kez çiftleşmenin yeterli olabileceği deneysel olarak gösterilmesine rağmen, sperma kalitesi ve dişi genital organların durumunun uygun olmadığı varsayılarak, diöstrüsün ilk gününe kadar her 2-3 günde bir çiftleştirme yapılması uygundur. Sitolojide proöstrüs ve diöst-rüste daha önce belirtilen bulgular değerlendirilerek çiftleşme programı yapılır.

istenmeyen çiftleşme ve gebeliklerde uygulanacak sağıtımın belirlenmesi

İstenmeyen gebeliklerin tedavisinde, yan etkilerinden dolayı östrogenlerin kullanımından mümkün olduğunca kaçınılmaktadır. Kemik iliğinde oluşturduğu suprasyon sonucu trombosi-topeni, östrüs süresinin uzaması ve kistik endo-metrial hiperplaziye neden olur, istenmeyen çiftleşmelerden şüphelenildiğinde vaginal smear yapılıp köpeğin proöstrüs veya diöstrüste olup olmadığı tespit edilir. Sitolojik muayeneye dayanılarak çiftleşmenin fertil olmadığına karar verilen durumlarda hiçbir tedavi uygulanmaz. Sme-ar’da spermatozoaların bulunup bulunmamasına göre hayvanın çitleşip çiftleşmediği de tespit edilebilir. Smeahda spermatozoaların bulunmaması hayvanın kesin olarak çiftleşmediğini göstermez.

Uygun progesteron sağıtımının belirlenmesi

Köpeklerde beklenen östrüsü ertelemek veya başlamış bir östrüsü durdurmak amacıyla kullanılan progestagenlerin dozu farklıdır. Vaginal sitoloji ile anöstrüs ve proöstrüsün başlaması ayırt edilerek, kistik endometrial hiperplazi oluşturma riski bulunan progestagenlerin uygun dozda kullanımı sağlanır.

Östrüs siklusundaki bozuklukların tanısı

Vaginal sitoloji siklus sırasında oluşan endokrin ve fizyolojik olayları endirekt olarak belirledi-
ğinden, östrüs siklusundaki hormonal bozuklukların tanısında yardımcı olur. Proöstrüsün kısa sürmesi ve bunu östrüsün takip etmemesi ya pu-bertastaki köpeklerde veya hipotroidizm gibi endokrin bozukluk bulunan hayvanlarda görülür. Proöstrüsün uzaması kistik folliküller, granüloza hücre tümörleri ve östrogen uygulaması sonucu oluşur. Östrüsün uzaması ovulasyonun olmaması, kistik folliküller, ovarium tümörleri ve östrogen sağıtımı yapıldığında görülür.

Vaginal sitoloji anormal seksüel davranışların tanısında da yardımcı olur. Vaginitisli veya en-dometritisli köpekler erkek köpekler için çekicidir ve vulvadan kanlı akıntı gelir. Vaginal smearın muayenesi ile hasta ve gerçek östrüste olan köpekler ayırt edilebilir.

Reprodüktif bozuklukların tanısında vaginal sitoloji

Köpeklerde reprodüktif bozuklukların tanısında ve özellikle bunların ayırt edilmesinde vaginal sitoloji oldukça yararlı bilgiler sağlayabilir. Bazı reprodüktif problemler ve bunların seyri esnasında vaginadan yapılan smearda gözlenen hücre tipleri aşağıda verilmiştir.

Vaginitis

Akut vaginitisde, sağlıklı veya şiddetli dejenere olmuş çok sayıda nötrofil gözlenir. Şayet bakteriyel bir vaginitis bulunuyorsa nötrofiller bakteriler tarafından sarılmıştır. Normal köpeklerde erken diöstrüs sırasında yapılan smearlarda da çok sayıda nötrofil gözlenir, fakat bunların sayısı östrüsten bir hafta sonra belirgin olarak azalır. Şayet bu dönemde yapılan smearda sayı azalmıyorsa vaginitisden şüphelenilir. Anöstrüs ve proöstrüs sırasında da nötrofil bulunmasına rağmen bunların sayısı akut vaginitisli köpeklere nazaran çok azdır. Normal ya da akut vaginitisli köpeklerin vaginal smearında makrofajlar ve lenfositler görülmez, fakat kronik vaginitis olgularında bulunabilir.

Vagina tümörleri

Vaginada görülen leiyomiyom ve fibropapillomlar iyi huylu tümörlerdir fakat vaginal sitoloji ile nadir olarak teşhis edilebilirler. Çiftleşmeyle bu-laşabilen, daha çok genç köpeklerde görülmesine karşılık yaşlılarda da rastlanan bulaşıcı vene-ral tümörler iyi ve kötü huylu olabilir ve vaginal sitolojide teşhis edilebilirler.

Açık pyometra

Kapalı pyometrada vaginal smear, normal diöstrüsteki gibidir. Açık pyometrada ise smear’de şiddetli dejenere nötrofiller bulunur. Epitel hücreleri çoğunlukla eğri büğrüdür ve sitoplazmik sınırları düzgün değildir. Nadir olarak vakuol içeren endometrial hücrelere rastlanır. Bunları makrofajlar, trofoblastik tipteki hücreler veya sitolyzi-se uğramış vaginal epitel hücrelerinden ayırt etmek zordur. Bakteriler bulunabilir veya rastlanmaz. En sık E. coli’ye rastlanılır.

Metritis

Metritisli hayvanda en sık bakteriler ve nötrofiller gözlenir, nadir olarak da de kompoze olmuş fötüsden kaynaklanan kas iplikçiklerine rastlanır.

Placental bölgenin subinvolusyonu

Sağlıklı köpeklerde doğumdan sonra ortaya çıkan bir bozukluktur ve vulvadan açık kırmızı kanlı akıntı ile karakterizedir. Akıntı doğumu takiben birkaç hafta veya ay sürebilir. Genellikle genç köpeklerde (3 yaşın altında) ilk doğumu takiben oluşur. Hastalığın fizyopatolojisi, implantasyon bölgesinde yavru zarlarının bir parçası veya ucunun (kısmının) ayrılmadan tutulu kalması ve ute-rusun bu dokuya kan akımını sağlamaya devam etmesi şeklindedir.

Sitolojik değerlendirmede çok sayıda kırmızı kan hücrelerine, nadir olarak trofoblastik benzeri hücrelere rastlanır.

Mukokolpos

Vaginada yoğun mukus birikmesi olayıdır. Köpeklerde vaginada mukus salgılayan bezler ihtiva etmez, fakat mukusun kaynağı uterus (mu-cometra) veya cervix’ten (cervicitis) kaynaklanır. Sitolojik muayenede bol mukus ve farklı sayıda nötrofillere rastlanır.

Urovagina

Vaginanın cranialinde idrarın birikmesidir. Vaginal smear’de sınırları muhtemelen sitoliyzise bağlı olarak bozulmuş epitel hücrelerine rastlanır. Arka planda bol şekilsiz materyal bulunur. Nötrofillere rastlanabilir veya hiç bulunmaz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık